Karanlığı kıracak bir Işık (Hikari) olmadığında ortaya çıkan; Gölge (Kâge)
- Kâge; Japon kültüründen gelen bu kelime, ilk keşfettiğimden beri yaşayan tüm varlıkların gölgede saklanması, inzivaya çekilmesi şeklinde zihnimde bir anlam ifadesi oluşturmaktadır.
- ‘Hikari’ başka bir deyiş ile ‘Işık’ anlamına gelen serinin devam niteliğinde olan ve ‘ters köşeden’ bir anlam sağlayan ‘Kâge’ başka bir deyiş ile ‘Gölge’ serisinin ana t emeli buna dayanmaktadır.
Kişiden, kaderini gerçekleştirmek için ne yapması gerekiyorsa onu yapması beklenir. Elinde ateşi olduğu halde karanlıkta kalmaya devam eder insan fakat kader gayrete açıktır. O karanlıkta kaldığı an insan, gölgesiyle harman olur ruh. Bir ışık hüzmesi bekler ona dokunması için.
Burada yansıtılan mavi portreler de bu bekleyişi anlatıyor. İçindeki bekleyiş işkencesini, kadersel anımsamaların yansımasını..
‘Kâge; Üstümü Örttün Işığı Kapattın’ neyi anlatıyor?
“Işık” anlamına gelen “Hikari” serisine karşıt anlam perspektifi ile yaklaşan ve yeni bir seriye kapıyı açan “Gölge” yani Japon kültüründeki anlamı; “Kâge” serisini inceliyorsunuz.
1200 yıldan uzun süredir insanlar karanlık hisleri taş, kil, tahta ve kömüre resmederek sanki işkence çeken insanların ifadesi gibi bir betimleme yolunu tercih etti. “Kâge” yani türkçe anlamını taşıyan “Gölge” geçmişten bugüne yaşanılan psikolojik, mental, fiziksel işkencelerin sanat formunda anlatış biçimidir.
“Sûfî” serisinden alışık olduğumuz mavi renk tonlarının hakim olduğu figürler ise, bu seride daha karmaşık, daha talihsiz daha kadersel boyutta yer almaktadır.
“Kâge; Üstümü Örttün, Işığı Kapattın”; ‘Bilirsiniz ki, ışık olmayan yerde gölge olmaz. Işığım öldü, gölgem yükseliyor. Gölgem alevleniyor içimdeki ateşle. Diğer benliğim yansıyor kıvılcımın titremesiyle.’














